5-11 Haziran - Çevre Koruma Haftası

 

İsveç’in Stockholm kentinde 1972 yılında yapılan Birleşmiş Milletler Çevre Konferansında alınan bir kararla, 5 Haziran günü Dünya Çevre Günü olarak kabul edilmiştir. Haziran ayının ikinci haftası ile başlayan hafta, okullarda Çevre Koruma Haftası olarak kutlanmaktadır.

ÇevremizÇevremiz hızla kirlenmektedir. Artık soluduğumuz hava, içtiğimiz su, yüzdüğümüz deniz eskisi kadar temiz değil. Sanayileşme ve hızlı kentleşme, içinde yaşadığımız dünyanın daha kirli olmasına sebep oluyor. Bu da insanların, hayvanların ve bitkilerin zarar görmesine yol açıyor. Zincirleme bir şekilde çevre kirliliği hayatımızı etkiliyor.

 

ÇevremizTeknoloji ve sanayileşme kötü değildir fakat kontrolsüz bir şekilde yaygınlaşması birçok çevre hasarına yol açmaktadır. Sanayi artıkları, spreyler, yakıtlarla ortaya çıkan gazlar, dumanlar, petrol ve ilaç atıkları, plastik ürünler, suni gübreler ve çöpler çevre kirlenmesine sebep olan en önemli etmenlerdir. Bu etmenlerin kontrol altına alınması için çeşitli yasalar çıkartılmıştır. Her vatandaşın bu yasalara uyması gerekir. Ama en önemlisi ilk önce her bireyin çevreye karşı duyarlı olması, etrafını kirletmemesi, kirletenleri uyarması gerekmektedir.


Çevre ile ilgili yasalar ve etkinlikler hakkında bilgi almak için Çevre ve Orman Bakanlığı'nın internet sitesi:
www.cevreorman.gov.tr

19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı

I. Dünya Savaşı bittiğinde, müttefiklerimizin yenik sayılması üzerine Osmanlı Devleti de yenik sayıldı. Ve ülkemiz Mondros Antlaşması ile paylaşılmak istenildi.

Mustafa Kemal, ülkenin parçalanmasını istemiyordu. Bunun üzerine Anadolu’dan başlayan bir milli mücadeleyi harekete geçirmeye karar verdi.

19 Mayıs 1919 günü Samsun’a ayak bastığında, Türk ulusunun onurunu kurtarmak için ilk adımı atmıştı. Türk ulusu bir anlamda, genç bir ulus olduğunu, dinamik olduğunu Mustafa Kemal’e sahip çıkmakla ispatlamıştır. Nitekim daha sonra Atatürk, 19 Mayıs gününü Türk gençliğine bayram olarak armağan etmiştir.

19 Mayıs Bayramı19 Mayıs Bayramı

Her yıl coşku ile kutlanan 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı’nda orta dereceli okullar spor gösterileri düzenlerler.

Bayram nedeniyle Samsun’dan yola çıkan genç atletler bağımsızlık sembolünü Atatürk’ün geçtiği yollardan Ankara’ya ulaştırırlar.

 

GENÇLİĞE HİTABE

 

Ey Türk gençliği! Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyeti'ni, ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir.

Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek dahilî ve harici bedhahların olacaktır. Bir gün, istiklâl ve Cumhuriyet'i müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şerâitini düşünmeyeceksin! Bu imkân ve şerâit, çok namüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklâl ve Cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri, şahsî menfaatlerini, müstevlîlerin siyasi emelleriyle tevhid edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir.

Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi vazifen, Türk istiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!

 

Gazi Mustafa Kemâl ATATÜRK

Mayıs 1. Hafta - Trafik Haftası

TRAFİK HAFTASI

Trafik IşıklarıTrafik, yayaların ve her türlü taşıtların güzergahları üzerindeki hareketlerdir. Mayıs ayının ilk Cumartesi gününü izleyen hafta Uluslararası Karayolu Güven Haftası olarak belirlenmiştir.

Trafik üçe ayrılmıştır.
1. Karayolu trafiği
2. Deniz trafiği
3. Hava trafiği

Bizlerin hayatını en çok karayolu trafiği ilgilendirir. Günlük yaşantımızda araç içindeyken ya da yaya konumundayken trafik kurallarına uymalıyız. Yol üzerinde çeşitli işaretler, tabelalar, trafik ışıkları bulunur. Bunların hepsi araçların karayolunda sorunsuz ilerlemeleri içindir.

Yayaların da uyması gereken bazı kurallar vardır.

1. Cadde ve sokaklarda yürürken daima yaya kaldırımını tercih etmeliyiz. Karşı kaldırıma geçmek istediğimiz zaman, yaya geçidine kadar yürümeliyiz.
2. Karşıdan karşıya geçerken önce sola, sonra sağa, sonra tekrar sola bakıp geçmeliyiz.
3. Yaya kaldırımının olmadığı yerlerde ise yolun solundan yürümeli, karşıdan gelecek taşıtı görebilmeliyiz.
4. Trafik polislerinin işaret ettiği biçimde hareket etmeliyiz.
5. Trafik polisinin olmadığı yerlerde ise trafik işaretlerini dikkatlice izlemeliyiz.
6. Trafik lambası kırmızıda yanarken kesinlikle karşıdan karşıya geçmemeliyiz. Karşıya geçerken yaya geçidinde oyalanmamalıyız. Sarı yanınca hazırlanmalı, yeşil yanınca geçmeliyiz.
7. Duran taşıtların önünden veya arkasından geçmemek gerekir.
8. Taşıt araçlarından inerken, aracın tam olarak durduğundan emin olmalıyız. Aynı şekilde araca binerken de dikkat edip sıramızın gelmesini beklemeliyiz
9. Taşıtlara hiçbir nedenle asılmamalıyız.
10. Araçların geçeceği yerlerde veya kaldırımlarda top oynamak ve başka oyunlar tehlikelidir.
11. Bisiklet kullanırken çok dikkatli olmalıyız.

Bu nedenle Trafik Haftası’nda, özellikle ilkokullarda, öğrencilere trafik kuralları öğretilir. Trafik kazasına uğramamak için hafta boyunca öğrendiklerimizi hiç unutmayalım. Yürürken, karşıdan karşıya geçerken tüm trafik kurallarına uyalım.

TRAFİK İŞARETLERİ NE AMAÇLA KULLANILIR?

Herhangi bir kişiyi sadece dışardan gözlemleyerek biraz sonra ne yapacağını tahmin etmeye çalıştınız mı? Bu kişi bir yemek masasına doğru ilerliyorsa ne yapacağını kabaca tahmin edebilir misiniz? Belki yemek yiyecek, belki yemeklerin tadına bakacak, belki sadece bir bardak su içecek olabilir. Aslında sadece bu gözleme dayanarak bir tahminde bulunmamız çok güçtür. Hepsi de mantıklı bir çok seçenek ileri sürülebilir.

Trafik ortamında sürekli hareket halinde olan, bu hareketleriyle birbirlerini etkileyen araçlar ve insanlar birbirleri için çok önemlidir. Birbirlerinin nasıl hareket edeceğini, belli bir yerde nasıl davranabileceğini tahmin edebilmek isterler. Acaba bu yolda dönüş yapar mı? Durabilir mi? Sağa mı dönecek? Neden yavaşladı?

Trafik işaretleri bizim için önemli olabilecek bu tür soruları doğru cevaplamamızı sağlarlar. "Kırmızı ışık yandı, şimdi tüm araçlar duracak" "sağa sinyal veren araç birazdan yavaşlayacak ve ilerideki kavşaktan sağa dönecek" gibi.

Bu işaretler sayesinde trafik ortamındaki belirsizlikten büyük ölçüde kurtulur, tehlikeli olabilecek durumlar için önceden önlem alabiliriz. Trafik işaretlerine uymamak diğer sürücü ve yayaların tehlikeli durumlar için önlem almasını güçleştirebilir.

Trafik işaretleri, trafik ortamında bulunan sürücü, yaya ve yolcuların ortak dilidir. Bu yüzden trafik işaretlerinden oluşan bu ortak dili doğru ve yerinde kullanmak trafik güvenliği açısından çok önemlidir.

Trafik işaretlerinin hepsini görmek için aşağıdaki siteyi ziyaret edebilirsiniz.
www.trafik.gov.tr/trafik_isaretleri

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı

23 NİSAN - ULUSAL EGEMENLİK VE ÇOCUK BAYRAMI

 

23 Nisan 1920, Türk milletinin iradesini temsil eden Birinci Büyük Millet Meclisi’nin açıldığı ve Türk halkının egemenliğini ilân ettiği tarihtir.

 

23 NisanAtatürk, 23 Nisan 1924'te '23 Nisan' gününün bayram olarak kutlanmasına karar vermiştir. Bu tarihten 5 yıl sonra 23 Nisan 1929’da Atatürk bu bayramı çocuklara armağan etmiştir ve 23 Nisan ilk defa 1929 yılında Çocuk Bayramı olarak da kutlanmaya başlanmıştır. 1979'da, yine ilk olarak altı ülkenin katılmasıyla uluslararası boyuta taşıdığımız bu millî bayramımıza, ortalama olarak her yıl kırkın üzerinde ülkeden gelen ve Türk çocuklarının misafiri olan yabancı ülke çocukları da katılmaktadır. Dünya’da çocuklarına bayram hediye eden ve bu bayramı bütün dünya ile paylaşan ilk ve tek ülke Türkiye’dir.

23 Nisan

 

Türk milletinin gönlünde, onun bağımsızlığının sarsılmaz ifadesi olarak en önemli yeri işgâl eden 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, her yıl yurdumuzda ve yurtdışındaki temsilciliklerimizde, bütün kurumlarımızda, okullarımızda ve her evde çeşitli etkinliklerle kutlanarak millî birliğimizin kenetlenmiş ifadesini temsil etmektedir.

 

Büyük önder Atatürk’ün düşüncesinde çocuklar, milletin geleceğidir. Onlara duyduğu sarsılmaz güvenin ve büyük sevginin ifadesi olarak, millî bayramımız olan 23 Nisanlar’ı çocuklara armağan etmiştir. Tarihimizin gurur dolu sayfalarının yeni nesillerce öğrenilmesi ve Türk Devleti’nin devamını emanet edeceğimiz yeni Cumhuriyet bekçilerinin bu bilinçle yetişmesi amacıyla 23 Nisanlar, önemli birer vesiledir.

23 Nisan

 

23 Nisan ile ilgili resim ve şiirler için aşağıdaki adresi ziyaret edebilirsiniz.

www.meb.gov.tr/belirligunler/23nisan_2002/ana.htm

27 Mart - Dünya Tiyatrolar Günü

Uluslararası Tiyatro Enstitüsü 1948 yılında kuruldu. Bu enstitü 1961 yılında aldığı bir kararla 27 Mart gününü Dünya Tiyatrolar Günü olarak kabul etti. Her yıl enstitüye üye ülkelerde 27 Mart günü Tiyatro Bayramı olarak kutlanır.
27 Mart günü her ülkenin sanat ve tiyatro adamlarınca hazırlanan bir bildiri, sahnelerde okunur. Tiyatrolar o gece halka parasız gösteriler düzenler. Tiyatroyu halka sevdirmeye çalışırlar.

Ülkemizde tiyatro ile ilgili ilk ulusal bildiriyi, yaşamını Türk tiyatrosuna içtenlikle adamış olan Muhsin Ertuğrul yazdı. Dünyada ilk tiyatro olayının nerede, nasıl başladığı kesinlikle bilinmiyor, Araştırmacılar; tiyatronun ilkel insanların av dönüşü vurdukları avın çevresinde sevinç ve heyecan sesleri çıkararak dans etmelerinden doğduğunu anlatırlar.
 

Daha sonraları topluluk halinde yaşamaya başlayan insanlar yılın belirli günlerinde, belirli bir yerde toplanmaya başladılar. Bu toplantıda içlerinden bir kişi yüksekçe bir yere çıkarak güldürücü öyküler anlatır, taklitler yapar, şarkılar söylerdi. Bu tür oyunlar zamanla şenlikler geleneğini oluşturdu. Bir süre sonra tiyatroda kişiler ikiye, üçe çıktı. Daha canlı, daha ilgi çekici konular bulundu. Böylece oyunlar, sanat niteliğine kavuştu. Tiyatro da meslek haline geldi.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu


Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!

1 yorum yazılmıştır
  1. Yazan: isa önder | Tarih: 2007-09-08 16:12:44
    Konu: yardım
    haytın bir snu var bunu grebilmek insanı olgunlaştrdıgı kadar baskalarına da yardım etmeyi teşvik eder teşkkrler

    Bağlantı »